25.10.2020

Musmutlu olalım!!

 Mutlu olmayı arzularken mutsuzluğu resmettik. Selectum-a veda... sevgiliye veda... sevdiğimiz şeylerden vazgeçmek zorunda kalmak dünyanın en saçma ilkesi. Savaşmak yerine kaçmak. Birincisi  uğruna savaşıp kazanamamak ... ikincisi savaşmaya değer görecek kadar sevememek. Ne çelişki. Büyük şanssızlık. O değeri bulamak. Kahramanın sonu, uykusuzluğu, huzursuzluğu... Neşeyle başlayan cümleler kurulamicak gibi bıkkınlık. Yazma hevesim kaçtı bunuda burada keseyim bari.


Buz tutmuş gibi yüreğim. O an canım ne isterse onu kovalıyorum. Istemsizce... fırtınalar 

instagramda beklerim - madamefrankenstein 

2.09.2020

Şapkadan tavşan çıkmasını bekliyorum

   Aynı  hatayı onlarca kez yapmam ama aynı hata beni onlarca kez buluyor. Buna ne demeli şapkadan tavsan çıkmasını bekliyorsam demek ki.  Senaryo hiç değişmiyor, ve benzer  senaryonun farklı  sonuçlanacağını sanmak, işte tam burada başlıyor benim ahmaklıģım. Hikayeyi daha önce okunudunuz, bense  defalarca yaşadım. Daha ne  kadar incinecegim bilmiyorum. Yürüsem  mi ? Yürümesem mi?
  Kızım, şortumun ipini çekip durma, tamam geliyorum.  Ben aç değilim, hiç aç olmamalıyım hatta. Midemin sevmediği şeylerle doymaktan nefret ediyorum. Bu kez beyaz şarap içelim yanında da çekirdek kırarız.  Farklılık  iyidir güzel olur dediler. Bakalım bakalım ....


İnsan ruhunun ağladığını hisseder mi? Ağlıyormuş meğer...

30.07.2020

Bunu Ben Bilemem



Bazen aşık olursun ama bazen,
onlarca değil saatlerce tek bir fotoğrafına baktığın birine....
Ve bazen sadece o duyguyu seversin,
Bir hikayesi yoktur çünkü....

29.07.2020

Katina destesi falı hakkında merak edilenler

   Bu başlığı açmayı kendime resmen borç bildim. Daha önce tarot kartlarım adı altında başlık açmıştım. Her bir deste için ilerleyen zamanlarda detaylı yazılar hazırlar mıyım bilmiyorum. Ama bu deste için gerekli.  Sürekli kullandığımız onlarca kartlardan farklı olarak, kendine ait bir özel enerjisi olduğu fikrini bu kartlara sahip olabilmiş neredeyse herkes  bilincine taşımış.
  Ben kendi adıma klasik bir tarot okucusu olarak kartlarımın benim düşünce kalıplarımla yaydığım enerjiyle orantılı olarak motivasyonumu yükselterek bilgelik kazandırdığını her zaman kalbimin sesini dinleyip inanca ve duaya sığınarak olumsuz olan herşeyin ne derecede hayrıma işlediğini açıkça bildiren. Bazen inanıp görmek istemedigim durumlarda ısrarla gözüme sokan, dengeli olmam gerektiği bilincine sahip olmak konusunda ısrarla ışık tutan (madde dünyasında ruhsal boyutta bizi uyaran bir gizeme sahipler) üstelik inanç kalıplarımız neyse o çizgiyi aşmadan yapan. Gercekten yaydığımız inanç enerjisine göre uyumlanan kartlar olduğunu biliyoruz.
 Şimdi tam tersini baz aldığımda şunu fark ediyorum. "Allahım hayırlısı neyse öyle olsun sen daha iyi bilirsin diyerek, ben falan konuda yanlış mı düşünüyorum acaba diye sormak yerine, ısrarla istediğim bir konuda direnç gösterip hırs yapsam bir süre sonra eminim ki o doğrultu da enerjileri de çekmeye başlarım.
Yani biz neysek tarot kartlarımızda o.
 Öncelikle tarotu bilmeyenler için bunu bir açıklıga kavuşturmak istedim. Dediğim gibi kartlar sadece maddesel bi kalıp, hissederiz anlam veremeyiz bazen bazı durumlarda kartlar  bizi onaylar. Bilinç altımızda kendimize bile itiraf edemediklerimizi gösterir bazen. Israrla sevmiyorum deriz mesela direnç gösterir mantık süreriz. Kartlar korkuları gösterir ve derki seviyorsun kaçma gibi.

Şimdi;

  Buna neden özellikle değindiğime gelince. Katina  hakkında gunlerdir olabildiğince bilgi toplamaya çalıştım. Geçmişte yazılmış bi forum sayfasında mesela yüzlerce yorum okudum, yeni deneyenler öğrenme bilincini açığa çıkaranlar. Tarotla kiyaslayıp Katina 'nın bütün gizemi ortaya dökmesinin karşısında tarotu hiçe sayanlar.
  Bir defa olaya sadece gelecek kehanetinde bulunarak Fal gözüyle bakanlar önce bir kenara çekilsin. Tarotu yukarıda açıkladım. Fal olarak baz aldığımızda evet Katina tartışılmaz güçte.
Resmen ince bir çizgide, öyle iyi ayar tutturulmuş ki.
  Düşünsenize ne denli bir icat geçmişten günümüze gelip parmaklarımızın arasında durup bize kaderi okuyabilir? Bunu hiç düşündünüz mü. Üstelik bunu dalga geçercesine yapacak. Insan ruhunu esir alabilecek her hangi bir ruh obje vs. Insana iradesi dışında davranmayi sağlayacak yapılan bir takım yasaklanmış işler. Katinanin büyülü olduğunu anlamak her insanda farklı farklı şekillerde  bilince çıktığını yüzlerce yorum arasında gördüm.
 Her insan direnç inanç kalıpları neyse ona göre şekil alıyor.
 Ben bu kartlara sahip olmayı diğer destelerden bi tık farkla eskiye olan merakım yüzünden daha çok ilgi duydum. Nokta atışı açımlar bir yana merak ettiren ilgi uyandıran bir yönü kesinlikle var.
Beklentim kesinlikle çok seveceğim bir deste olacakken, ilk yaşadığım hissiyat ürperti soğukluk ve mide bulantısı. Hiç bir destenin alır almaz böyle bir his verdiğini hatırlamıyorum.
  İkinci aşamada kartları tek tek incelemek vardır onları tanırsın. 2 adet mag  dedikleri büyücü kartları 4 tanede ruh kartı var. Bunlar dışında kadın erkek karakterlerin her birinin kişisel kimliğini  hissedebiliyorsunuz. ( destenin arkasındaki siyahlı kadının kendinden emin kurnaz tehditkar bakışları gibi)
Asıl konu Ýing ve yang dengesi gibi iyi ve kötü olarak tanımlanmış kadınların  (benim hissiyatim) iyi olan bomboş yani hiç birşey hissettirmezken onun aksine kötüyü temsil eden kartdan boğucu yoğun bir ağır enerji hissediyorsunuz. Benim ilk düşüncem desteden bu kartı çıkarmak olmuştu.
   Ruhlara gelince iki ruh kartından enerji hissedebilmeme rağmen diğer ikisi yine boş gibi. "Selena ve Arimandan bahsediyorum"
 Normalde hiç bir deste için ilk elinize aldıgınızda bu kartta birşey var gibi demezsiniz. Özellikle altını çiziyorum, normalde her kartın anlamını bilmek onlarla bağ kurmak yıllarınızı bile alabilir. Bunuda resimleri bilinç altınıza işleyerek yapmış olursunuz.
 " Kafama takılan bir diğer soru, araştırmalardan da gördüğüm yıllarca ısrarla kullanan, hatta bundan başka deste sevmeyip sadakatle bağlı olan kötü birşey yok bazıları kuruntu yapıyor gibi görüşler beyan eden bunun tartışmasına giren belli bir kesim de var. " tartışılamaz bence.  Çünkü bu kişiler ama bilerek ama bilmeyerek kartlara uyum sağlamış kişiler. Yıllarca bakanlar hakkında ise şahsi fikrim bence herşeyi zaten biliyorlar. Tercih meselesi. Çünkü temelde yapılış amacı neyse o amaçla varlığını sürdürmeye çalışan bizlere kadar ulaşmış bir Maji türü olduğu inkar edilemez.

   Kitap kartların piyasaya sürülmesi ve olduğu gibi bir şekilde toplatılması bile bence bu sayede sadece gerekli kişilere ulaşması amaçlanmış gibi. Yani tesadüf olamaz. Bunu yapanda yaptiranda biliyordu. "Katina' nın notunda emanetini Mara'ya ulaştırması ve " ustaca yay bunu" cümlesini de iceren notunu bırakması bile tesadüf değil.
 Yapılması gerekenleri eminim ki kartların kehanetleri arasında zaten mevcut.
 O sizi çekiyor alıyorsunuz güçsüz olan gidiyor. Dokunamıyor bile bu kağıtlara. Güçlüler ise seçim yapmak zorunda kalıyor. Ya hep ya hiç gibi bir durumla burun buruna geliyorsunuz. Ve sanki dünyayı elinizde tutuyormuscasına da sizi güçlü hissettiyor. Derinlerde o duyguyu da yaşıyorsunuz  yani. Sonrasında benim hissettiğim kafamı karıştırmaya çalışıyor oluşu ve kurnazlıkla ya hayır diyecek yada evetle sonunu bilemeyecegin bir yolculuğa çıkacaksın. Hayır dediginiz de ise zaten size asla fayda sağlamayacak birseyden bir an önce kurtulma hissi. Yıllarca rafta bekletenler bence hala uyanamamış olabilirler  veya bir diğer sahibine ulaşmayı bekliyor. Ne kadar paronayak bir durum değil mi. Korku filmi gibi.
 Bi forum sayfasında yıllar önce birinin tesbitini okumuştum baştan sona onaylıyorum.

2008 yılında yazılmış bi forumdan alıntı
 forumun linkini yorumlar kısmına bırakıcam 

   Hakkında çok şey konusulmuyor da aslında. Derinlere inince gerekte yok zaten. Bazı inanç kalıplarına çokta aykırı bi durum değil. Tercihler işte. Ancak benim düşüncem kimsenin başkasının hür iradesiyle oynamak gibi bir hakkı olamaz. Kendinizi düşünün bir kere başkasının kuklası olmak ne kadar korkunç.
   Benim zorumla benimle olan insanla mutlu olamam mesela. sırf çıkarları için yanımda kalmayı seçen insanları hayatımdan uzaklaştırdığım gibi onları da istemem. Ruhumu özgür hissetirmeyecek hiç bir araç amaç olamaz.
  Herkesin öz sevgiye, iç huzura ulaşması dileği ile. Kendini bilmeyen insan sonunu öğrense ne fark eder. Son zaten belli değil mi.

Sonunda yaktım.
   Tam bu işlemi yapana kadar kendi içimde yaşadığım mücadeleyi tarif edemem. İçimden bir ses iyi olmadıklarını bile bile bir an önce bundan kurtulmazsam bir gün şuursuzca kullanıyor olacağımı söylerken diğer taraftan bir ses birsey olmaz dursun bi kenarda diye baskı yapıyor.. Açıkçası on gündür evin içinde köşe kapmaca oynuyorum. Zihnim bulanık durduğu yerde bile enerjimi emiyor sanki. Alt tarafı 3 açılım yaptım, diğer destelerimle dahi aram açılmış hissi.
   ( Enerjisi ağır ondan diyecekler var biliyorum. Normal tarotta nazar gibi bi durum olduğunda da enerjiler ağırlaşıyor ne demek olduğunu iyi biliyorum)
    Kendi deste mi bile ilk kez bu süreçte göresim gelmediğini fark ettim. Üzerinde negatif bi güç olduğuna emin olmasam  sevecek gibiyim. Ah iyi olsaydın iyi diyorum. O kadar takildim ki bu duruma desteye bile sordum iyi misin kötü mü diye. ATTART VAAL ve BOŞLUK cıktı. Artık ne anlarsanız.

*Bu arada boşluk kartındaki gerçekten boşluğun içersin de haps olmuş gibi duran kılsız tüysüz bir adam sülietini hiç fark ettiniz mi?

23.07.2020

Gerçek Olamaz


  Anlayamıyorum ya kandan bile korkan bi çocuktum, çocuktuk. Öyle bir nesildim ben. Hala tahammül edemiyorum. Havuz kenarında karıncalar boğulacak zanneder bütün gün oları kenara taşımaktan arkadaşlarımla oynayamazdım.
  Bilmiyorum kaç kez ölümden döndüm,  köpeğe çarpacak diye önüne atladığım arabalar yüzünden. İnsan olmak böyle bir şey değil mi zaten ben herkesi öyle, ben gibi sanıyordum. 30 uma geldim çıkan haberlere, dehşetle korku filmi izler gibi bakıyorum. Filmlerde bile böyle iğrenç senaryolar olduğunu hatırlamıyorum. 
   Ölümün bile hayırlısını versin deriz. Öyle dileriz Rabbimden acı çekmemek çektirmemek için. Ölümü geçtik öldürmeyi zevk haline getirenlerin ne tür bi yaratık olabileceğini tartışır olduk. 
  Üstelik insan gibi görünerek kendini asla belli etmeyen bir tehlike içerisindeyiz. Hayvanları koruyamadığımız gibi kendimizden bile emin değiliz artık. Bölünüyoruz. Kendi içimizde bölünmeye devam ediyoruz. 
  Öyle bir zaman gelecek sanki gerçekten insan olduğumuzu kanıtlamak ve türlerimizle yaşamaya devam edebilmek için sürekli bunu tekrarlamak zorunda kalacağız diye korkuyorum. 



İgreniyorum!
Şeytan bizden korkar oldu. Rabbimize karşı derin utançlar içindeyiz.
Sadece cana kıyamayanlar mı hak edecekti cenneti??!
Oysa bu mevzu bahis bile değildi.
Utanıyorum.

22.07.2020

Heyecanlı Olmadı

  Korona bitti mi ? Bitmedi mi? Bitti dedikleri anda herkes bir şekilde sokağa dökülecek diye hayal etmiştim ama bitip bitmediği konusunda hala hemfikir olmadığımız için beklediğiniz heyecanı yaşayamadan sağda solda köşe kapmaca oynar olduk.
  Anlaşılan bir anda bıçak gibi kesip atılabilecek birşey değilmiş bu. İşsizlik eşittir parasızlık yüzünden çoğumuz kirasını dahi ödeyemez hale gelmişken evdeki stokları tüketip ekmek alacak parayı nereden bulacağımızı düşünmeye başladık bile. Allahtan sıcaklarda bir anda bastırdı da iştahınız kesildi. Allahın taktiri işte nereden tutunacağımızı düşünürken kendimizi bir noktada bir şekilde asılı kalmış buluyoruz.
 Belli ki bu işler böyle olmayacak. Lâkin hayal bile kuramaz olduk ya hani, şu seneyi bir atlatalım daha iyi olacakmış gibi hep bi heyecan var içimizde.
  Yok o iş öyle değil malesef. Bilmem ne dönemindeyiz diye nutuk atmadan her günü son günmüş gibi yaşamanızı sade sadece sizi mutlu eden şeylerle vaktinizi gecirmenizi diliyorum. Zira boşa gitmesin hevesleriniz.

Uyku tutmadı, epey bi sıcak...
Bu gecenin notu da böyle olsun.
Bakın ben 29 oldum !


18.07.2020

Tarot kartlarım


İlk destelerimi 2010 yılında meraktan almıştım. Hiiç bir bilgi sahibi değildim. Görselleri bile o gün ilk defa elimde tutarak inceleme erdemine ulaştım hiç birşey ifade etmedi. Anlamlarını yüzlerce kez okudum yinede bir anlamı yoktu. Yan yana gelince kartların oluşturduğu senaryoya hiç bir şekilde hakim olamadım. 
Belki on yıl boyuncada salak saçma halk söylemlerine maruz kaldığım içinde araştırma öğrenme kartlarla bütünleşme gibi bi  eğilimim olmadı. Belki zamanı değildi diyorum, ki öyle. Yıllar yıllar önce tarot bakıyor olsaydım ne işime yarardı bilmiyorum.
Kartlar hakkında binlerce söylem var. Lânetlenirsin kötü enerji çeker gibi. 
Hep Yanlış! 
Kartlar hiç bir şekilde enerji barındırmıyor ama enerjiyle çalışıyor evet. 
Yani aldığınız kartlar aslında başlangıç olarak hiç birsey. Fakat zamanla kişinin kendisiyle uyumlanmaya baslıyor. Yani iyi de kötü de kişinin kendisine ait. Sizin enerjiniz karakteriniz neyse olaylara bakış acınız analizleriniz ona göre cevaplar almaya başlıyor.. 
Ben kartlarımın negatif enerji yüklü olduklarını asla düşünmüyorum. Kötü enerji barındırdığını düşündüğüm hiç bir kimseye de açılım yapamamaya da dikkat ediyorum. Şayet olumsuz bir etki oluştuğunda ise zaten o hissiyatı algıladığınız anda (bence her açılımda zaten olsa iyi olur diye düşünüyorum) Ada çayı ile ortamı kendinizi kartları tütsülemeniz alanı temizlemekte faydalı olacaktır. Bu nedenle enerjisini sevmediğiniz insanlardan uzak durduğunuz gibi kartlarınızı onlar için kullanmamak daha uygun olacaktır.

Ben kartlarımı kendim için kullanmayı seçmenlerdenim. Aklima takılan beni rahatsız eden bi konuda hislerim beni ikilemde bırakıyorsa net cevaplar ortaya kapamıyorsa bile olabilir ihtimaller üzerine önceden fikir sahibi olmak konusunda faydalı oluyor. Ve o durumla karşılaştığımda cokta şaşırmıyorum. 
Çok mu gerek var derseniz yok. Çünkü zaten canım bir konuda sıkılmıssa rüyalarımda bu konuda bi yardımcı kaynak. Hatta tüm insanlar için var olan bii rehberlik iyi analiz etmeyi öğrendiğimiz sürece.


ilk görsel de ilk aldığım klasik tarot destesi nin mini boyunu gördünüz. Satışı yok, tam bilemiyorum ama ilk kez başlayacak olanlara ( evrensel tarot) klasik tarot destesinden herkes için tarot kartlarını öneriyorum. Hatta sade ve sadece bunu öneriyorum. 
Resim görselleri çok daha canlı temiz ve açıklayıcı. Bence görsel olarak en net deste olduğunu düşündüğüm için öğrenmesi de o kadar kolay gibime geliyor. 
Tarot öğrenmek ayları hatta yılları bulabiliyor. Hatta bazen öğrendiğinizi sanıyorsunuz takii yeni birşey keşfedene kadar.  Kartların her bir anlamını tek tek çözmek bir yana yıllar sonra her kartın sizin için çok farklı mesajlar verebildiğini de keşfedeceksiniz.
Ancak yıllar sonra bile karların ne tür mesaj vermek istediğini hala hissiyat olarak algılamıyorsanız da bir mucize beklemeyin. Çünkü  kartları anlamlara göre yorumlayanlar mantık yürütürler ve farklı farklı senaryolar yaratırlar. Siz uyanı kaparsınız buda yeterli bir açılım olmayacaktır. Ben verilen mesajların önce  ruha hitap etmesi ve bizim gelişimimize katkı sağlaması görüşündeyim. 

"Fal gözüyle bakanlar sadece duymak istediklerini duyar. Kilit noktaları fark edemediklerinden istedikleri olmayınca sizi suçlarlar."

"Tarotu ne için kullanmak istediğinize dikkat edin"


Klasik tarotta gördüğüm en kalite baskı bu olabilir. 
Hemen hemen herkesin bula bilecegi 50 tl gibi bir fiyata rahatlıkla alınabilen çok iyi bir deste.

"Bu arada belirtmedim. en çok önerdiğim deste 30 ve 50 tl arasında satılıyor. Baskısı mat bir kağıt üzerine bu yüzden dikkatli kullanmak gerebilir. Ben kendiminkini elimin altında hamur ettiğimden yedekledim. Fiyatları da zaten gayet uygun."
Gelelim diğer destelere》》

Bir klasik tarot destesi daha.fakat görseller çok daha farklı kara kalem ve gold detaylı. Herşeyin minimalini sevdiğim için görür görmez en sevdiğim deste oldu. Kağıt  kalınlığı ve baskı kalitesi cidden muazzam. Bende bulunan desteler içersin de de en büyük boyutu bu. Her birinin olduğu gibi bununda yanında açıklama kitapçığı mevcut. Boyutundan şikayetçi olsamda aslında ondan da memnunum. Tek isteğim ufak formununda olması. Fiyatı 60 tl nin üzerinde olması lazım. Ahşap kutu içersinde satılıyor.

Sihirbaz tarot kartları. Klasik tarotla aslında aynı görsel çizimler farklı. Görsel olarak  potter anımsattığını söyleyebilirim. Kullanımı kolay baskı kalitesi çok iyi. Zarar görmesi neredeyse imkansız ancak yeni başlayan kimseye önermem. Çizimleri ne kadar benzer özellikte olsa da çok farklı da denebilir. Bunun da çizim dışındaki cercevesini hiç sevmedim o nedenle kenarlarını güzelce keserek hem küçük formda olmasını hemde göz yorduğunu düşündüğüm halinden çıkarttım. D&R mağazasından 35 tl gibi uygun bi rakama aldığım için keserken risk almaktan korkmadım. Gayette başarılı bi sonuç elde ettim. 
Alırken en çok anlasacagımı düşündüğüm bir deste olmuştu fakat enerjisel olarak uyumu yakalayamadım. Çok net cevaplar alsam da bazen kartlar kısır bi döngü yaratabiliyor. Yani ben bu kartların insanı kendine çektiğini düşünüyorum. 
Sürekli  fırlayıp gidiyor ve daha fazla soru işareti yaratarak merak uyandırıyor  gibiler :) 
Sonunda toparlayana kadar epey bi zaman kaybettiğimi fark etmiş oluyorum.

Buda kesilmiş halleri.

Enerji kehanet kartları. Yardımcı kartlardan en sevdiklerim diyebilirim. Hatta öyle! çünkü her alanda her zaman kullabiliyorum. Çünkü anlık enerjileri yakaladıklarını düşünüyorum. Kii kesinle öyleler ! İlerisi için de kullanılabilir fakat o anda akıla takılan her ney yada nelerse en verimli kartlar oldu benim için. Hatta detaylı açılımda odaklanamadigim zaman o kişinin enerjisini algılamak için anahtar görevi görebilir. Gün içinde  durduk yere bile bunlarla uğraşmayı seviyorum. Herkese de öneriyorum. Çok pozitif sakin net bir deste. Tasarlayan her kimse kesinlikle çok temiz niyetlerle çalışmış olmalı. Ne kadar övsem az :) 
45 tl gibi bir fiyatı var büyüklüğü baskısı çok iyi. Daha  büyük veya daha küçük olsaydı diye hiç düşünmedim.  Çünkü  kendine has tarzıyla en iyi orantıda. 

 Not= tecrübe dayanarak söylüyorum. bütün kartları açarak çikan senaryoya göre yol izleyebiliyorsunuz. Sadece içimizden geldiği gibi 6 ve 3 sıra halinde dizip devamında üst üste ekleyerek icinizden durmanız gerektiği hissine genele kadar yorumlayabilirsiniz.
En son elinizde en fazla on adet kart kalacaktır. 

Gelelim Osho
Çok derin anlamlar içeren ve ruhsal boyutta aydınlanma sağlayan sıklıkla uyarı mesajı veren yardımcı tarot kartları. Bir başına yorumlanması kartların anlamlarıyla birlikte tamamen hisiyata dayalı. Bu  kartların kullanımın dan ziyade varlığını  seviyorum. Kitapcikta çok güzel hikayeler var. Beyin yakıyor desem yalan olmaz. Ilginiz olsun olmasın  alın bi  okuyun inanın çok şey fark edeceksiniz.
Bununda 45  tl gibi bir fiyatı  mevcut. Her bir kart kartpostal gibi. 😄

Bir osho daha. Klasik tarotla tekabül ederek tek başına veya diğeri gibi destekleyici olarak kullanılabilir. Bazen uyarı bazen de o anın enerjisine uygun olarak anlamlar içerebiliyor. Verdiği hissiyat çok önemli. Bence herkesin kullanabileceği türden bir deste değil. Ufak boyutlu kalın karton basımda. Yine anlamlar içeren her kartın ufak bir anlatım hikayesi mevcut. 
Olsa çok iyi olur, olmazsa da sorun değil diye düşündüğüm bir deste. 
Fiyatı 75 tl di sanırım. 

Yine olsa olur ama olmasa da çok birşey kaybetmezsiniz dediğim bir deste. Beki ikala Erikli'nin Meleklerle yaşamak adlı kitabını duymayan yoktur herhalde. Zerre sevmedigim umursamadıgım bir kitap olduğu için bahsetmicem. Yillar önce sırf meraktan alıp uzun yıllar sonra bile arada bakıp ne saçma diye gülerek kapattığım için yakın bir zamanda kendisini şomineye atma gereği duydum. Şimdi hiç bir kitabı atmam beğenmediklerimi mutlaka ilgisini çekebilecek birileriyle paylaşırım ama kitabın içersinden çıkan tek kartla birlikte garip bir enerjisi vardı. Yakma gereği duydum. Gelelim kartlara. Kartlarda aksine anlık durumlar için bile tek kart çekip mesajı benimseyebiliyorsunuz. Yine diğer kartlar gibi sizin enerjinize uyguladığıni zamanla kesfedebilirsiniz. 
Mesajlarsa bir o kadar isabetli. Mesala doğaya dön mesajı çıktığında, uzun zamandır evden çıkmadığı mı ve gergin olduğumu fark ediyorum. Toprağa basmak bu durumda gayet iyi olabilir. 
Detaylı açılımlarda ise o açılımla alakalı olarak aslında özetini son mesaj olarak çekmiş oluyorsunuz. 
Örneğin sevgilinizle barışacaağınızı söylüyorsa evet o olacak hiç bir mesaj tesadüf değil.
Fiyatı 30 tl


Melek kartlarına bir benzer örnekte Tuğçe Isınsu'dan Aşk kartları. 
Ayrılık mesajı veriyorsa kusura bakmayın vallahi o iş öyle oluyor. Üstelik bu kartları tarot bakan bakmayan herkes tek soru sorma amaçlı kullanabiliyor.
Fiyatı da 20 tl gibi uygun bi miktar.

Altın klimt tarot destesi 
Tasarımı Gustav Klimt eserlerinden oluşturulmuş. Şart değil tamamen zevkinize keyfinize kalmış bir deste tasarımı. Klasik tarot bilenlerin rahatlıkla kullanabileceği bir deste.
Benimse kullanmadığım ancak her yerde bulmak mümkünken almasam çatlarim diye aldığım bir deste.
 35 tl gibi bir fiyata rahatlıkla bulmak mümkün.
Bulunsun yanii gün gelir piyasadan çekilir.


Marsilya Tarot destesi Altın Klimt gibi farklı görselliğiyle dikkat çekiyor. Her destenin hikayesi gibi bununda mevcut. Ferah ve minimal göz dolduran renkleriyle iskambil destesini andırması dışında ilgimi çekmiyor. Klasik tarot desteleri gibi elbette ki görevini yapıyor. :) 


Thoth tarot 
Bunu internetten ikililem karşıtlık destesi zannederek o anda görüp almıştım. Thoth destesi hakkında ise hiç bir fikir sahibi olmadığım gibi kesinlikle ilgimi çekmiyordu. 
Gördüğüm anda verdiğim tepkiyi tahmin edersiniz.
 " aaa bunu mu almışım!" ancak acayip güçlü bir hissiyat aldım. Yanii resmen "güç" hissiyatı. Görseller o kadar karışık ve anlamsız gibi ki normal tarota nerdeyse hiç benzemiyor fakat benziyor.
 Sırf mistik bir hava katmak için karşımdaki insanı şaşırtmak gibi bir kaygım olsa bunu el altında bulundururdum.
Neyse bu desteyi aldıktan bir on gün sonra öylesine bi kaç kart çekip deneyim istedim. Verdiği hissiyat gerçekten çok güçlü ve o kadar net cevaplar veriyor ki göründüğü gibi olmayan destelerden biri bu. 
Biraz karanlık bir enerjisi olduğunu düşündüm. Sonunda araştırma gereği duyunca sebebini gayet net anladım. 
Kimin elinden çıktığının da önemini bu devrede bir kez daha anlamış oluyorum.
Önermiyorum ilgisini çekenler varsa 35 tl gibi gayet uygun fiyata temin edebilir. Kâğıt kalitesi dergi kapağı gibi basit ince bir basım. 
Katina  destesine sahip olana kadar elimdeki en kalitesiz ürün buydu.


Melek Tarot kartları
Görsel olarak enerji kehanet kartlarıyla aynı formda kutusu ve içersinden çıkan kitapçık bile tamamen aynı elden çıkmış gibi benzerlik göstermekte ancak bir birine kıyaslanamayacak derece de farklılar. Yine klasik tarota denk gelen dört elemente göre gruplanmış bir deste. Görseller biraz karmaşık. Unicorn atlar hava kılıçları temsil ederken,  Su halkı insanları su elementiyle kupaları gibii. Kartların üzerinde anlamları ve kısa mesajlarda yazmakta. Tek başına yeterli görmüyorum. En azından ben görseller ve yazılar yüzünden kart anlamına göre  hissiyat noktasında tıkandığımı düşünmüyorum. Güzel fakat çok ta gerekli olmadığını düşündüğüm bir deste. Anlık mesaj alırken pusula olarak kullanılabilir. fiyatı da yine 45 tl civarında. Kartların kalitesi görsel de bile belli. Sorgulamaya gerek sanıyorum. (:


Rumi tarot
Tarot okuyucuysanız zaten en az bir Rumi destesine sahip olduğunuzu düşünüyorum. Nesnevi ve osmanlı görselleri motifleriyle klasik tarotu bizim kültürümüze uyarlamış bu beyfendi. Üstelik yabancı. Müslüman müslümandır ne olursa olsun ancak bir Türkün elinden çıkmış olması da ayrı bir gurur kaynağı olabilirdi. 
Maneviyatı güçlü olduğuna inanıyorum enerjisi gerçekten çok güçlü ve temiz. Tek başına yeterli olabilir ancak bir çok farklı desteyle kullanıldığında anahtar görevi görüyor. En kilit noktalarda isabetli cevaplar veriyor bu nedenle destekleyici kart olarak  kullanmak  daha verimli oldu benim için. 
Bunları gerçekten seviyorum 60 ve 80 tl arasında bir fiyatı var. Kurusu kuruşuna hak ediyor. Icersinden birde kitap çıkıyor. Kitapçık değil. Sadece kart anlamlarını değil mesneviden güzel anlatımlar mevcut. 


Katina destesi - Katına nın sandığı- katina aşk falı nasıl bilirseniz ne derseniz artık ünlü izmir büyücülerinin fal kartları olarak da geçiyor. Tarihi derin ve baya manalı.
Eğer bir tarot okuyucuysaniz herkesin elinin altında bulunmaması gereken bir deste olduğunu daha elinize alır almaz fark edebilirsiniz. O nedenle bile kimsenin kimseye önermesinin doğru olduğunu düşünmüyorum.
Zaten bulmak pek mümkün de olmuyor. Normal satışı yok. Yurt dışı sitelerinde var mı emin değilim. Yunanistan satışı olduğunu duydum ancak elden bastırıp satanları bulmak mümkün. 
Benim aldığım youtube da Katina destesi diye geçiyor. Çok güzel bir hanim efendi kolektifte imparatoriçe  açılımı yapıyor. Link bırakıcam, denk getirebilirseniz kendisi bu destelerin arada bi satışını yapıyor.
 Az sayıda bastırdığını düşünüyorum çünkü bir destenin fiyatı 120 tl. En pahalı orjinal destelere bile kıyasla iki deste fiyatı bu ve kargo ücreti filan derken bana 140 tl gelmiş oldu.

Belirteyim! İcerisinde açıklamaya dair hiç bir kitapcık bir dosya kağıdı bile yok. Sadece kartlar. Kartlarda dergiden kesilmiş gibi klasik kuşe kağıda basılı. Malesef ki öyle. Bu fiyata en azından kalite bir basım olmasını isterdim. Thoth tarot destesini bilenler varsa ondan bile daha kötü olduğunu söyleyebilirim. Bu kadar kötülemiş gibi olmak istemezdim ama bu fiyata bunu bilerek alın bence alacaksanız. Gelince benim gibi mal olmayın 😄


Tecrübelerime dayanarak an itibariyle katina üzerine durum bildiriyorum; 24 temmuz Cuma
Kartların çektiği enerjiler olumlu olumsuz fark etmez çok ama çok ağır. Sırf merak üzerine kullanılabilecek durumda asla değiller! Bu nedenle kesinlikle çok fazla kart çekilmemeli ve çok fazla soru sorulmamalı. Kart sayısı arttıkça ve farklı desteyle kullanıldığında negatifi artıyor. Cevap alınmadığı gibi kötü enerji çekmeye başlıyor.  Yanii gerçekten herkesin kullanabileceği birşey değil. Ben bi an yakmayı bile düşündüm. !!

Bir diğer notum; aklınızda gerçekten ben bunu duymaya hazırım dediğiniz bir durum konu varsa 3 kart, en fazla 7 kart çekerek mesajı almaya bakın.  
--------
Düzenleme; asla almayın! Ya hizmetçisi olursunuz, yada düşmanı. 
Çok kötü enerjileri çekiyor pozitif hiç bir değeri yok. 
***
Deste hakkinda daha detaylı bahsetmek zorunda hissettim. Merak edenler için
 link>>https://anilarimbombos.blogspot.com/2020/07/katina-destesi-fal-hakknda-merak.html?m=1


Laro _ Lara tarot destesi
Bu desteden sonra artık tam bir evrensel tarot okuyucusu olduğumun bilincine varmış bulunmaktayım. Deste içersin de negatif anlamı olan bi kart varsa ben o desteyi sevemiyorum. Gerçekten tamamen soyut ne tarafa cekersen çek biz oradayız diyen bir desteden bile bir iki kötü kart cıktı ya yok yanii ne gerek var böyle şeylere diyorum. Hayat benim düşündüğüm kadar toz pembe değil tabii. Kötü niyetli insanlara karşı özellikle uyarı verdiği için takdir ettim yinede. Özel sorular için, genel açılımlarda destekleyici olarak kullanılabilir. Eski Mısır çizimleriyle hani şu ülliminati mi ne denilen zırvalık var ya o çizimlerle bolca karşılaşacağınız bir deste türü. Buna benzer başka bir deste daha yok sanıyorum. Enerjisi yine size ayak uyduranlardan hafiften moral bozabilir fakat inceden de ayarınızı geri düzeltecek. 
Bu destenin satışı şuan bildiğim tek bir yerde var link bırakıyorum isteyen 75 tl ye sahip olabilir. İcerisinde açıklaması da mevcut ancak yardıma ihtiyaç duyulmayacak kadar yorumlanması kolay bir deste. 

5.07.2020

Ben Sendeyim Sen Neredesin¿






   Kaktüsleri sevdik papatyalara inandık diye garipsenir olduk.
 Gülleri sevmeyen kadın mı olurmuş.? 
 Olur elbet, samimiyetine inansaydık onları da severdik.


24.06.2020

Ay bir türlü göremiyorum.... Yeni Hayat

  Ay bir türlü göremiyorum yemin ederim 7 kocalı hürmüz gibi olacam diye korkuyorum. Ilk aşkım, evlendiğim adam, son aşkım derken en son murvetligim kaderim diyerek sonuncuyu  hayırlısıyla  taçlandıracağım. Aralarda saf dışı kalan takım oyuncularını saymak istemiyorum. Sayamıyorum zaten, neyse olur öyle şeyler diye kendi hal cazımı avutarak, bir türlü mürvetimi göremedim diye kahroluyorum.
 Yok bak şimdi evlilik mevzu bahis değil. Hemen altını çizeyim. Yanii söyle karşımda  maddi manevi her şekilde arkamda olup beni güçlü hissetirecek. İşte bu benim hatunum diyecek. Yürekle ama millete hava olsun diye değil. Böyle güzel sevecek acabaları korkuları olmadan. Dim dik adam diyorum işte.
   Birini görünce kaşı gözü oynamayacak. Karşısında imparatoriçe var yanii. Sen kimsin! imparator olacaksın tabii ki yanımda .
  Simikli prenslere kaldık hep tabii. Arada kendini şövalye gibi göstermeye çalışsalarda yemiyor artık. Atını alan ya geliyor ya kaçıyor. Erkek dediğin.... neyse hala inancımı korumaya çalışıyorum. Dünya nüfusu sonuçta her an bir atraksiyon olabilir.
  Birde bugüne bugün yıllar yıllar sonra aşktan gözleri kör olabilmiş insanım ben.

   Hiç aşık olamam sanırken! Of süper ya. Adam bildiğin, hüsoyla bir olmuş yazı tura atıyor karşımda yüzüne bile bakmıyorum.
   Bi bira için yazı tura nedir ya. Girdim araya kahraman gibi ben şarap içeceğim dedim. Daldım markete cıktım elimde bir şişe şarapla. Çicekligin kenarına oturdum hala yüzüne bakmadıgım bu Prens Çars var ya, ona uzattım bir bardak birde bizim Hüsoya. Alısmış elinde tepsi shot viski içmeye, bunu nasıl iciyorsunuz diyerek iy miy etti bıraktı bardağı elinden. Onuda Çars içti. Işte o ana kadar tık yok  bende buna karşı. İkinci bardagı doldurup tam tepeme dikecekken yeşil yumuk yumuk gözlere kitlendi yüreğim. Bu kız nereye bakıyor böyle diye sıçrayınca ayağa agzımdaki bütün sarabı boca ettim güleceğim diye. Kaçtı kurtuldu tabii ama gecenin sonunda bitirdigim iki şişe sarabı üzerine kusmamdan kurtulamadı. Öylede pisligim ama olsun böyle başladı benim aşk hikayem.

  Ne deniyordu buldumcukmu oldum. Buldum oldum. Ikimizde kırmızılara boyanmışken, o pisliğe rağmen kucagında bebekler gibi taşıdı. Sonra hep taşıdı yanii, minikligime cılızlıgıma laf vurup birde kilo aldırdı. Aşk degilde ne bu? Ne koysak bunun adına acaba. İlk aşk kavramını unuttum sayesinde. Hep icimde kalan bir cocukluğum vardı ya uçup gitti sanki.

  Birde söyle, huyumuz suyumuz aynı. İyi huylarımız yok ama kötü huylarımız zaten özenle kırpılarak kopyalanmış gibi. Haliyle hadi boşver gel biz senle ayrılalım bak sen kötü ben kötü sonumuz belli değil ayrılalım desekte en fazla 3 gün sürdü. Onada 10 gündür nerdesin ben aramasam hiç aradığın yok benii hanımefendi diye sitemler. Canım daha önceki gün geldim hani ayrılalım dedin ya.

  -Öyle mi ben mi dedim. Dedim evet  ama sen gel be. Ne zaman geliyorsun.??
Sensiz de olmuyor. Ya ne dicem gelirken yumurtalı patatesli bol acılı ketcap mayonezli ekmek getirsene. Tam olsun ama full olsun. Yanına bira açarız. " gurbannn olurum ben sanaaaa, yavrummmm benimm. alööö sesim geliyor mu"
 -Tamam lan tamam
-Hayır desene! Allah Allah. Yapmicam lan piç desene.

- Bunun niye yapıyordum hiç bilmiyorum. Ama neyi severse ne yaparsa yapsın seviyorum. Kimi seviyorsa da seviyorum. Söyle anlatayım.
  Bomonti kardeşi nasıl seviyorum var ya nasıl. Gözümün nuru balım canım. Aşkla seviyorum resmen hiç bir kızı layık göremiyorum ona, kavga ediyorum. Olmaz o kız çek elini diye.
  Müco  gardasi iş yerinde birbirine sarıp duruyorlar tuhaf bi dostlukları var ama gözümden kazayla yaş düşşe hemen milleti ayağa kaldırıyor. Öyle centilmen, hassas biri.
 Seviyoruz kızım seni!
  Öyle seviyorlar ki bazen ulan hangisi benim sevgilimdi şaşırıyorum. Benimkine kızınca hepsi arkamda ama onunda hep arkasındalar, haliyle durumlar piçlesiyor yanii. Her türlü tartışma tartışma olmaktan çıkabiliyor. Hatta öyle anlarda oluyor ki, bira şişeleri yerlerde patlıyor ama konu neydi bilmiyoruz.

  Bi gün kız arkadaşımla sahildeyim yanımıza iki erkek arkadaşı cıktı geldi. Benimkiyle telefonda tartışmaya başladım buda lafta bana inat başka bi kızla gidiyor. Tabii geceye kadar olaylar bu tanımadıgım iki çocugun gazlamalarıyla büyüdü gitti.    En son buldum benimkini yanında cidden baska bi kız. Yok artık! haberleri gelmisti ama basayım gözümle göreyim dedim. O anki çoskuyla da Allah yarattı demeden dövüp hastahanelik ettim o anda kızı.
  Bunlar tabii hastanede uğraşırken iki cocuk ve kız arkadaşım napacağımı görmek için arabayla beni takip etmişler. Olaylar büyüyünce,  alıp kaçırdılar beni olay yerinden. Bomonti o sırada beni arıyor. Çocuklarsa beni koruyor bunlara karşı. Başladılar Bomonticime küfretmeye,  bu kez de çocuklara daldım.  Napalım acayip bi sevgi var aramızda. (Aşk Aşk) Sonra benimkiyle de ayrıldım tabii. Altta kalır mıyım hiç.!? Bir hafta boyunca istemiyorum seni diye çemkire çemkire dolaştım. En son benim için kız mı dövdün sen diyerek burnumu ısırıyordu.

   Dahası bi gurub arkadaş da bunların memleketinde Bu konular onlara kadar uzanıyor. Hepsini seviyorum hepsini. Hepsi de beniii. "Şu gavatin bu kadar suyuna gitme bak pişman olursun."
 "- Seviyorum bunu beee kıyamıyorum bizimki hıyar zaten belli de. Tılsım karşılaştığımız hiç bir kız gibi değil."
  Mevzular böyle işliyor.
  Hatta en son bunu anasının yanına yolcu ettik 4 saat aralıksız salya sümük ağladım.
-Ulan piiç bir ay sonra gelme sen bu kızın yanına ben yapacağımı biliyorum.
-Lan niye gelmesin Müco gelecek.
    Bir ay boyunca her gün yatarken kalkarken sıçarken içerken gezerken akraba ziyaretinde onda bunda şunda her yerde aralıksız video çekti yolladı. "Aşkım kurban olgummm. Ağlama söz gelicem her şey daha güzel olacak. Ehliyetimi kaptırdım ya alıp gelicem araba kapıda onla gelicem. Seni Tarsusa getirecem. Nereye istersen oraya gidicez. Hooo alooo lannn piiiç. Duydun mu! Söz lan kadınım benim. "
Ehliyet kursuna yazıldı sonra bir daha sesi çıkmadı.
   Ne kullanıyor lan bu!

   Yıl başı günü otele gittim kapıda hosteslik dediler ulan ben barcıyım kış günü mini elbiseyle kapı önünde oldu ateşim 40 ölüyorum sandım. Biraz kendime gelince Bomonti Müco kuçak açtı tabii. Oturduk konuşuyoruz.
-Almış Furki ehliyeti.
-Heee evet
-Gelmez dedim kızım (Müco)
-Niye ki
-Rahatı iyi zengin babasının lafindan çıkmıyor niye gelsin ki. (Bomonti)
-Ben varım
-Eee bencil (Müco)
En son Müco Bomontiye oğlum bunu giderken bana emanet etti diyordu.
-Emanet dediğin ya silahtır ya bıçak bunun neresi silah neresi bıçak napıcaz lan biz bunu, derken kahkalar atıyorduk.
  Harbi sahip çıktılar bırakmıyorlar hala cok şükür. Hatta yeni sevgilimi de onlar seçecekmiş. Bizi istemezse o işi unut olur mu Tılsım. Furki zaten....
-Şimdi sen ciddi ciddi istemiyon bu adamı dimi. Burnu sürtsün diye yapıyorsan boşuna arada bırakma bizi. (Müco)
-istemiyorum!
-Sana bi Gordon sözüm vardı. (Bomonti)
-Bana Gordon ısmarlamayın demistim.! Gordon şuur bulanıklığı yapıyor sevmiyorum. Saat kaç. Ara ara şunu ara cabuk ağzına edecem onun.!!
    Hatırlamıyorum aslında ama tek bildiğim Bomonti'nin halıya bi sıçmamışım şükür ki diye bi ona seviniyorum. O halı ertesi gün çöpe gitti yinede ama olsun. Bi ara gözümü açtığımda Müco ıslak mendille belime kadar uzanan saçlarımı tek tek siliyordu.
 -Ah Tılsım dedik sana kızım güvenme o kadar diye. Adam normal değil içiyor, iciyor biliyorsun. Kafa gidiyor bunun.
 -Siiii....
   Neyse buraya kadar  herşey gene olağan çünkü ilk ciddi ayrılığımız ve aramıza mesafeler girdi ... ve tabii bilmediğim yüzlerce soru işareti de dahil.

  Ertesi sabah yüksek dozda alkolün verdiği huzurla makyaj yapmayı bile unutarak işe gittim. Küfretmişsin diyenlere ohhh iyi yapmışım diye mutlu mesut dolanıyorum. Benimkini de her yerden engelledim. Harbi den bitti mi? Bittiyse bitti napim diyorum. Emin olamasam da durum bu. Ama tam 21 gün sonra aradı hiç birşey yok gibi. Sonra sevgililer günün de derken. Mart başı otel temelli çalışmam için çağırdı. Tekrar koştum gittim. Furki de telefonda dert yanıyor, beni çağırmıyorlar diye.
-Lan nasıl cağırmazlar hakkın zaten.
-Bilmiyorum....
Vaktinde otelde bi halt mı yedi benden gizliyor anlamadım. Müco'ya soruyorum oda yok diyor. Gözlerini kaçırıyor birde.
    -Yaa seninki gelmek istemiyor aslında ona sor. Ben söyleyemem.
   -Lan adam evleniyor mu noluyor bi yumurtlayın. Yok!
    -O anlatsın.
Aradım sakin kafayla sen kendin istememişsin dedim. O ara bastırıyor çık gel yanıma diye. En son tamam gelicem dedim. Vallahi gidiyordum. Gözümü kararttim artık. Yokluğunda çok ağladım çünkü.               Sıkıştırınca en sonunda. Ya benim babam kanser filan onun yanında kalmalıyım dedi. Ben şok tabii. Anlatıyor anlamıyorum da gelicem tamam diyorum. Telefonu kapattık başladım hüngür hüngür yine ağlamaya.
   Biz nasıl evlenicez diye ağlıyorum, çok mutlu olacaktık yapılacak işler planlar hayaller . Dalga geçiyorum!
  O an içim yanıyor lan bu adam neyi severse sevsin sevdim ben. O yanmasın üzülmesin derdindeyim ya umrumda degil gerisi. Belli zaten araya epey bi hasret girdi. Aradım Müco'yu öğrendim dedim. Anam sen ağlıyor musun dedi ve hoop yanımda.
  Bomonti de yanında sallana sallana hevessiz bi şekilde çıktı geldi. Kaldığım yer cidden uzakta, o kadar yolu gelmisler ya bi kötü oldum.
Üzgünüz ne oluyor ne bitiyor bilmiyoruz.
 Bomonti kardeşi sustu sustu en son söyle bi laf etti.
ULAN BU ADAM HASTAYSA BENIM NIYE HABERIM YOK. İLK BENIM BILMEM GEREKMIYOR MU. BEN BILE OTELDEN ÖĞRENDİM. NEYMIS GIZLI KALMALIYMIS. KUSURA BAKMAYIN DA VAR BI OYUN BUNDA. CIKAR ELBET KOKUSU.
-Neymiş doktorun adı? Sana neler anlattı?
-Adil bilmem kim. Mide kanseriymiş. Oturduk kafa kafaya verip, bahsettigi hastanedeki bütün birimlere baktık. Böyle bir doktor yok!
-Adil mi?
-Laaa dizideki senaryoyu almış ya lan bu.
-Hadi gözümüz aydın Mustafa'nın sağlık durumu gayet yerinde.
Müco ve ben ikinci şoku da yaşadık. Yemin verdim böyle bi konuda yalan söylediyse asla hayatımda Furki diye biri olmayacak.
-Her zaman yanındayız Tılsım. Biz seni sevdik hepte sevicez yeterki sen bizden gitme.
    Bomonti o kadar emin konuşuyordu ki haklıydı da.        Trafik kazası şakasını hatırla. Kim bilir ne kullandı o gün diye düşündürmedi mi bizi.
   Dahası... Dahası ney düşünmekten kafayı yiyemem.!
Seviyor muyum. Çoook. Fakat sevmenin bi noktadan sonra önemsiz olduğunu yine en iyi ben bilirim.
   Aradım Dua et yalan söylemiyorsun bu kez. Artık görüşmeyelim diye verdim veristirdim. Belki doğru diye seviyemi de koruyorum tabii.
  Böyle bi durumda insan daha çok sevdiğinin yanında olacakken benim o gün son görüşmem oldu.
 Aylar sonra gerçekten bittiğine emin olmuşken.  Kalbimin derinliklerinde yatan o acabalar soru işaretleri bir anda sayfalar olup önüme yayıldı. Tek tek okudum. Meğer boynuzlanmaya doyamayan yeşil gözlü yarim. Eski nişanlısının yanındaymış. Ne umduysa umduğunu bulamayıp geçmişte bulduklarından da beterini bulmuş olacak ki Tılsımına yandı. Yandı mı bilemem yine de. Sesini duysam kokusunu ararım, bi koklasam yeminimi bozarım diye o telefonları hiç açmadım. Kanser olan eski yavuklusunun babasıymış. Sana ne be adam!. Beni yok yere ağlattı ya o zalimlik bana yetti...

   Halbuki hiç bir sorun yoktu. Biz böyle sevdik. Küfürlü sözlerle ağır şakalarla hiç kızmadan cebelleş olduk.  Ben hayatımda kimseyle bu kadar mutlu olduğumu bilmiyorum bu yüzden hep İyi ki yaşadık diyorum.  Her zerresine her anına iyi ki. Her şeyi aynı sevmek, aynı düşünmek aynı yapmak mı.? Benim için hayaldende fazlası. Plansız aynı giyinmek, aynı tercihlere yönelmek. Hiç kimse bana böylesine benzemedi. Benzeyemez de, biliyorum...
  O an ne istediysek ne hissettiysek onu yaptık. Uyanır uyanmaz sinemaya da gittik, deliler gibi yedik ve gezdik. Gece gündüz demeden her yerde bulunduk. Her şekilde çılgınlar gibi fotoğraflar çektik.  Her anı bir daha hiç yaşayamayacakmış gibi yaşadık.
  7 ay boyunca evlilik adı altında bulunduğum ilişkimde bile 5 yılda yaşayamadığım herşeyi onla yaşama erdemine ulaştım. Dahası....
  Akşam yemeğini kim yapacak bugün ne yesek diye neredeyse hergun tartıştık mesela. Beceriksizligime dem durup çok kez yemeği kendi elleriyle hazırladı. Bense gömleklerini ütüledim o sırada. Halı saha maçlarına gittik birlikte. Hayatımda futbol seyretmezken sayesinde bundan bile keyif almayı başardım. Keyifle eşlik ettim herşeyine...
  Belki ben daha önce kimseyle mutlu olamadığım için mutlu olduğumuzu sandım.
 Eksileri de çok oldu çünkü . En büyüğü korkaklığı. Aldığı kararların hiç birinin ardında duramadı. Kardeşleri bile hala duruyorken, o hiç durmadı.
  Yinede ben çok şey öğrendim diye mutluyum. Tekrar sevebildigimi mesela. Içimden gelen o coşkuyu. İki kişilik düşünebilmeyi. Fedakarlığı. Detaylardaki belki bir daha tadamayacak olduğum duyguları. Anneliği, o an ki hissi huzuru da, beraberinde gelen korkuları bile.... Gerçek şeylere üzülmeyi. Ben üzülünce başkalarının neler yapabildiğini.
  Yüzüme bakıp başımın belası iyiki iyikimmm diye slogan atmasını. Kadınımm diyerek saçlarımı dakikalarca derinden içine çekip öpmesini. Ben gibi kokmasını. Kokumuzun dahi aynı olduğu gerçeğini çok özlicem. Özlicem ama öldü bilerek. Ve yasını tutmaya değer bir kişilik olmadığını da bilerek.

   İnsanın kalbinde ne kadar toprağı olabilir bilmiyorum. Ilk aşkımı çocukluğumu sevgiyle gömmüştüm ben oraya bir zamanlar. Sonra o duyguları bir daha hiç yaşayamadım. Bir başkasıyla evlendiğim halde orada bir çicek bile yeşermedi. Yıllar sonra o cıktı karşıma. Bana aşkı tam manasıyla yaşatan yumuk gözlüm, kötü kalpli meleğim hepsini ezip geçti.
İyi ki.
VE,
   Çok yaşa emii. Çok yaşa. Sana birşey olmasın ama lütfen başkalarına ve kendine zarar verme. Gidilecek daha çok yolun var çünkü....



25.05.2020

Sevmenin Gücü

  Neden istemsizce sürekli onu düşünürken buluyorum kendimi oysa aramızdaki bir gülüşmeden ibaretti diyenlere.
  Gerçek aşkın tanımını sorarım. Çıkarsız sevmekten. Hatırla... ilk aşkı hatırla.
 Hiç bir hayat kaygısı gütmeden doyabildigin kadar doyduğun, verdikleri kadar aldığın, aldıkların kadar mutlu olduğun.
 Hatırla senden sadece okula gitmeni, kitap okumanı istedikleri zamanları. Onada offf dediğin halde, bir gülüş için heycanla koştuğunu.
  Gitmek istemediğin o okula bile sırf o minicik heyecan için hafta sonlarını sevmedigin anlar olmadı mı hiç.
  Ay sonunda ödemen gereken faturaların bitirmen gereken projelerin yoktu. Elini tutabilmek için sinemaya gidecek paranda. Ama sevdin.
  Birgün benim için birşeyler yap demeden sevdi oda seni. Sırf seni görebilme umuduyla  her gün yolunu uzattı kapından geçti.
 Belki hiç fark edemedin onu ama hissettin.
  Şimdi çıkarsızca sevmenin  istemsizce düşünmek olduğunu, ve sana bunu unutturanlar olduğunu  hatırla. Çünkü oda seni seviyor.
Sevmenin gerçekliğine yüzyıllarca ne taşlar gelip geçti hiç biri duvar olmayı beceremedi.

24.05.2020

Beni Anlamadın


Beni çağırdın, beni bir başkasına nisbet olsun diye çağırdın.
Biliyorum , bir başkasının açtığı yarayı sarmam için.
Sessiz kaldım sana, ilk gün ki son gün ki gibi. 
Zaten kırgın ve kızgınsın.
Bildiklerimi bir bir yüzüne vurabilirdim bağırıp çağırabilirdim. 
Belki hakkım yok. Zaten yapamazdım. 
Biliyordum çünkü öğrenmeye gittin.
Sınavına saygım vardı.
Tamam dedim sakince. Haklısın, beni anlamazdın çünkü. Uzaktı sana yaşadıklarım. Sorma gereği bile duymadın bu yüzden.
Söyledim sessizce içimde.
Beni anlamak için gidiyorsun.
Beni anlayabilmek için, benim yaramdan gerekti sana.
Şuan bana ihtiyacın olduğunu hissediyorum. Yapamıyorum.
Bana da benim gibisi lazım çünkü. 
Kendi yaralarını kendisi sarmak zorunda kalan.
Hiç birseyden haberim yokmuş gibi heyecanlı tatlı bir telaş içindeyim şimdi.
Çocuklar gibi saf.
Seni bu yüzden kendi içimde sessizce affediyorum.


21.05.2020

Büyük Şanslar



  Ruhuda narinleştiren şeyler olmalı. On yıl sonra aynı müzikte mesela farklı bir duygu hissediyorsan, bir şeyler  sana başka birinin bedeninden ziyade ruhunu göstermiş olmalı. Sen bunu fark ettiğinde,  aynadaki yansımaların ötesindekiyle huzur bulacaksın.
Zihin yanılsamalardan korkar hep bir oyun yaratır kendine. Acı duyduğunu sanırsın. Fakat insan ruhu yansızlıgıyla elbet bir gün sabrettigi savaşı kazanır.
🖤

    Kötülükle gerçekleşen herşey doğruya hizmet eden gizli dostlar olarak bizimle yaşayacak.
  Bu yüzden;
  Geçmişim benim geleceğimin yatırımıdır.
  Ego ise zihnin insan ruhuna oynadığı oyun.



   Not: Bir gün gelirsen gerçekten sevdiğin için gel. Çünkü geldiğinde sonsuza dek kalabilmek için elinden gelen herşeyi yapabilecek gücün olsun istiyorum. 



Tılsım...
💫

2.05.2020

Özetle Minimalizm


Konfor alanınızı genişleterek sadece mutlu olacağınızı sanırsınız.
  Özlük fakirlik değil kendi kendini feth edebilmektir.

  Hala minimalizm nedir diye ince düşünenlere gelsin istedim. Etkileyici değil mi?
  Az eşya az insan çok huzur.
Az eşya yokluk değil, detaylarda kaybolmamaktır. Eşyalara anlam yüklememektir. Ihtiyacın kadarıyla yetinmeye çalışmak değil kendi kendini feth edebilmektir.
  Lüks evlerde oturmak  pahalı araçlara binmek konfor alanını genişletmek değildir mutluluk. Mutluluk özdür. Içselliğe kendi doğamıza dönmektir. Ve en önemlisi bizi doğamızda gördüğü  halde  kusursuz olduğumuzu düşünen o ruhla tamamlanmaktır.
 Yasam biçimi sorgulamamalıdır. Minimalizm de aslında bir yaşam felsefesi olmaktan ziyade içsel yolculuktur. Biz bu yolculuğa doğuştan hazırdık. Koşullar ise bizi değiştirdi.  Sizi kimsenin değiştirmesine izin vermeyin.
Kendi dünyanızı kendiniz yaratın.


Ve hayatınız boyunca taşıyabileceğiz sadece iki kitap.

Hayatı sadeleştirmek için Derle Topla Rahatla
Marie Kondo

IKIGAI - Japonların uzun ve mutlu yaşam sırrı
Hector Garcia & Francesc Miralles


29.04.2020

En Derin Mazi


  Mazi gözümde canlandı. Tek bir kare bütün ergenlik maceramı bir çırpıda anlattı bu gece.
 Nasıl mı^^ MTV de Millet daha Tokio Hotel grubunu yeni yeni anlayıp hazmetmeye başlamışken Cinema Bizarre çıkıp kendilerinden önce millete Japon Rock sanatını bir anda aşıladı.
  Bu dalda Miyavi 'yi gören halk herseyi bir kenara atıp Miyavi'nin Koreli Pop müzik ustalarına taktı kafayı. Lan ne oluyor derken, En son hatırlıyorum' Jeffree Star üzerinden bir tur daha bindirelim eee bi değişiklik olur dedik.
 Sonunda tabii yine  çareyi büyük usta Marilyn Manson  da bulduk.
 Nerde şimdi o The Gazette'ciler Reita gibi burun bağlayanlar.
  HIM ile yatıp  Ville Valo  aşkıyla orasına burasına hearttagram çizdirenler.
 Öldü mü bizim Fall Out Boy 'cular. Yok ya Pete evlenmiş. Biz zaten 30 secons to Mars manyaklarıyız yaşasın Jared Leto ooo wuhuuu diyenler.
Manyax olduk lan manyaq!!
 Birde kibar kızlarımız vardı çantasında rozetlerle Blue desem hatırlamazsınız belki ama çok âşıklardı o Lee 'ye...
 Asıl merak ettiğim,  nerede o Forumcular Fanatik savaşcılar. Küfürbaz ailem. BAN yiyenler. Mod olmak için uyku uyumayanlar. !
 Çürüdünüz mü canlarım¿ bir ses verin!
Özleniyorsunuz valla, hadi yine kıymetlisiniz.

Büyük harflerle sesleniyorum!
TOKiO HOTEL FANS CLUB AİLESİ NEREDESİNİZ!
Tılsım burada! peki ya siz?

13 yıl önce...
https://thfansclub.yetkin-forum.com/forum





25.04.2020

Pardon 2020 mi?




  2020 benim yılım olacak neler yapacağım neler diyordum, fazla iddialı girmişim. Zaten baya baya olaylı başladık yeni yıla. Neyse hala yaşıyorsak şanslı sayılırız galiba. İş planı kariyer mariyer hak getire. Hastalık belasına tam işe döndüm 20 gün sonra otel kapandı. Bu yıl ilk kez yerleştiğim lojmandan aynı şekilde uzaklaştım. İş bu noktaya gelene kadar çok sey bitti, o kadar çok  seyden vazgectim tabii. Ugruna yürüdüğüm planlar yaptığımız  insanlar gitti önce. Asla sandığım ne varsa yine bitti. Ve bu kez gram canım yanmadı bu durumlardan. Artık o kadar çok inanıyorum ki hayra. Gelen kadar giden de başıma taç oldu. Sanırım artık hiç bir konuda ikinci şansı kimseye veremiyorum. Bazen bir yanlış tüm doğruları götürüyor işte öyleee.

  Benim de hayallerim her seferinde elimde patlamış oluyor ama olsun. Gidilecek yol belli hedef belli. Benim olan benimle kalır mantığıyla tam randıman devam ediyorum hayatıma.
  Sadece benim gösterdiğim dürüstlüğü hassasiyeti bekliyorum, yoluma çıkanlardan. Hepsi bu.
 Böyle anlatınca pek zalımınn kızı gibi olmayalım. Çok alakasız konularda alçakça davranılması sadece güldürüyor beni. Tamam diyorum sakin bir şekilde. Açıklama günah çıkarma seansları filan sevmiyorum.
  Hayatıma giren çıkanlar yüzünden planlarım değişmeyecek nasılsa. Ehh biraz süre uzuyor ama görüyorum ki uzun vadede daha kalıcı sonuçlar elde etmiş oluyorum.

  2020 ulan daha yeni başladık. Henüz bitmiş değil. Dağıttığın gibi toplayacaksın buraları! Anlaşılan hiç birimizin yılı olmayı başaramadı kendileri.
  Neler olmadı ki. Çok şeyden vazgeçtik. Hala sabrettiklerimiz var bizi bekleyen. Derin derin nefes alma yılı.
  Sabretmeyi sevmeyen beklerken kafayı yiyen biri olarak dehşet derecede nefret ettim çalışmıyor olmaktan. Sabır sınavımız milletçe hepimize hayırlı olsun.
  Corana bi bitsin alıcaz intikamımızı. Biliyorum. Davulla zurnayla çıkacağız sokaklara. Belki biraz korka korka gideceğiz iş yerlerimize ama tez zamanda alışacağız. Ve asıl şimdi yaşayacağız bu hayatı. Bizi mutlu eden ne varsa dibine kadar tadacagız. Bence bu davada haklıyız. Artık tutmayın bizi!


Not: Daha çok kırmızı şarap istiyorum.

Kim bilir hangi aşkla öleceğiz



Bir gün ölürsem yaşarken ne halt ettiğim anlaşılmayacak.
Saatim olursa arkasına bakın.
Ne yazdığını ben bile bilmiyor olacağım.

Nazım gibi,
Kim bilir bir gün hangi aşkla öleceğiz..


Tılsım..

Çenesinde Gamzesi








Çenesinde gamzesi, gülüşü delii.
Neşesi tam heyecanı yeni.
Neredeyse bilinmez, ne ister bilmez.
Yapar o yine bildiğini çocuklar gibi.
Çatar kaşlarını inanma.
Sar ama sıcağına kanma.
Beklerse, sanma.
Yapar o yine bildiğini şaşkın oğlan gibi.

24.04.2020

Bulutsuz


Ruhum seni seviyor bense bu cümleyi kurmakta zorlanan korkağın teki..
Korkuyorum sevmekten, kanatlarımı yitirmekten.
Kendi acıma merhem olmaktan içleniyorum
Aglayamıyorum yine de, dökemiyorum içimi.
Umutlarımla gizliyorum kırgınlıkları.
Yorgunum bir o kadar endişeli...
Gelip de gider mi geri.
Git diyemiyorum. 
Kal diyemiyorum.
Belki...
Belki, senin ruhun incitmez beni.



🖤🖤🖤

 -  Kaderin mantığı yoktur sorgulamayı bıraktığın anda mutluluğu fark edeceksin...





Tılsım...

22.04.2020

Kozmik



Sen geldin yine bu gece aklıma, papatya kokusu eşliğinde.
Sen miydin o.
O senin kokun muydu bilmiyorum.
Yarım kalan birşeyler vardı sanki.
Belki de söyleyemediklerin.
Başarabilirsen yine gel, beklerim.


Tılsım...


14.04.2020

Hakikat Kaçınılmaz Sondur

OsHo
Vazgeçti bildiklerinden ağırdı  belki,
Zorunda bırakıldı.
Bazıları ustaca yapardı bunu.
Kaçılabilir sandı.
Değişime kucak açma gerekliliğini sindirmekdi...
Gerçeklik ....
Hepimizin yolculuğu başka başkaydı...
Hakikat  asla değişmeyen şey
Ruha inan
En büyük mucize o, sunulan.

23.03.2020

Aptal yürek -Meditasyon

Her bitiş yeni başlangıç
Her kadın yeni bir başlangıcı hak eder. Bunun enerjisine ne kadar çok inandığımı biliyorsunuz artık. Bir şeyler canıma tak ettiğin de hep bir içsel inzivaya çekildiğimi fark ettim. Ne mutlu ki her sonda yeni bir farkindalık bilgelikle uyandım. Bu kez yolculuğum spritüel oldu. Yıllarca bilmem gereken ne varsa hepsinin patlaması oldu. Hala da öğrenerek devam ediyor yolculugum. O kadar çok karma bedel ödemişim ki. Çok şükür imporotoriçe enerjisine geçtiğim söyleniyor. Meditasyon yaparak bir çok yardım aldığım gibi destek gördüğüm insanlardan öğrendiklerimle ışık işçisi olabildigim için mutluyum. Çevremdeki  bazı insanlara ruhani destek verebilmek gerçekten huzur verici oldu benim için.
  Geçmişte ilk aşk acısı, evliliğin yarattığı travmalar doğum sonrası yenilenme süreci geçirdikten sonra yıllarca bekledigim ikiz alevi yolculuğu. İkiz alevi oldugu mutlak doğru ilişki olduğunu düşünmeme sebep olsada. Geçmiş travmalarımdan hep mutlu olacağıma inandığım şeyin aslında en zor olanı olduğunu da yaşayarak öğrendim. Güzel bir farkındalık ama herkes aynı algıya sahip olamadığı için zorlu bir süreç olduğu söyleniyor.
  Artık tüm kalbimle bunun için dua ediyorum ama insanız hala yanlış yapıyoruz  rehberlik alsak da o bile inanmak istediğiniz gibi davranmamıza yol açabiliyor bazen. Yeni karmalar yaratmadan gerçek sona artık ulaşmayı umut ediyorum. Hayat bir şekilde akıp gidiyor zaten olası engellerle. Planlar yapıyoruz tutmuyor. Ölüm bile ani degil mi bu hayatta. Akışa birakmak iyi ama mucadeleyi de bırakmıyoruz.
  Inanarak devam ediyorum. Ummadık yerden yeni dersler uyanışlar yaşayarak. Enerjilerde yoruyor bazen. İş hayatı bile bu yolda daha dinlendirici hatta.
  Artık canım yansın istemiyorum. Bahanelerle değil çözümlerle gelecek mutluluklar istiyorum.
 
Rastlarımı çok sevmiştim buruk bi veda oldu. 
Ama iyi geleceğine inanıyorum.

28.02.2020

Yazmak istiyorum...


   Günlerce haftalarca aylarca yazmak istiyorum. Aralıksız yazmak, çoğalmak. Milyarlarca kelime birikti sanki hafızamda. Yazardım hep, var gücümle. Anlatırdım o anda sayfa sayfa. Yazdıkça çoğalırdım. Arınırdım. Duyardı sesimi birileri. Şimdi unutuyorum. Kalem özgürlüğüm yok yazamıyorum. Unutmaya zaten o kadar çok alışmışım ki. Hatırlamaya korkar oldum unuttuklarımı.
  Ruhuma dönüyorum, meditasyon yapıp işaretler topluyorum. Rakamları, tarihleri günleri takip ediyorum. İyileşiyor mu düşünceler evet. Ama bir zaman sonra hissettiklerim karşında delirdiğimi zannediyorum. Sadece yaşamaya çalışıyorum....

Farklı olana yönelmekmiş yanılgım.


Sakin sessiz huzurlu bir hayat istedikce bu durumdan bir hayli uzaklaşıyorum. 
Sıradan olanı değil de, hep farklı olana yönelmekmiş yanılgım.
Güçlü olan ben mişim. 
Beni ben yapan her neyse.
Elbet bir gün, ehlileşecek olan sonsuzluğum.
O da beni bekliyor, biliyorum.

27.02.2020

Gittim mi bilirsin..


Ne çok şey var değiştirmek istediğim.
Gittim mi bilirsin.
Kırgın değilim, zamanı yönetmeye çalışmaktı vazgeçtiğim.
Evet, vazgeçtim. Beni ben yapan her şeyden.
Önce senin için, sonra kendim için.
Ve senden.
Sen kimsin bilmiyorum.
Artık zamanı.
Arkamı döndüm. Doğacak olan güneşi bekliyorum.


#yenibirgünemerhaba
#sendoğgüneşim

20.02.2020

Lotus



  Bedenimin ve ruhumun tek sahibi. Gönüllü kölelik gibi olabilir. Ama sen muhtaçlık mecburiyet  filan sanma. Ait hissettiğin yerde olma arzusu denebilir buna. Evlilik gibi. Doğru yerde ve zamanda yapılmış bir bağlılık yemini...

İyi ki.

#geceyemesajım
#rüyalarıngerçekolsun


Tılsım

Rasta yapımı ve bakımı "günlüğüm



   Yıllarca rastalı saçlara hayranlık duydum ,belki duruşu belki de minimal bir havasının olması belki de ülkemizde pek yaygın olmayışı. Kuaförde çalıştığım süreçte bunu yapana hiç rastlamadım. Özel bir afiş asmadığımız içinde hiç soran olmadı. Daha çok afrika örgüsü standartları. Bu iş de en az onun kadar emek ve zaman gerektiren bir durum olsa da, işlem den mutlu olmama gibi olasılık karşında dönüşü olmayabilir. Belki de bi o kadar ugraşılarak saçların büyük kısmı kurtulabilir.
  O nedenle hep cesaret isteyen bir saç modeli olduğuna inandım. Çok kısa saç kullanmayı seven kadınların, bazı olasılıkları göze alarak yaptırması daha mümkün. Benim içinse gerçekten büyük cesaret isteyen bir durum oldu.

Sonuç bu sezon hayatımda hiç görmediğim kadar güneşe maruz kalınca saçlarım aldı başını ilk kez bağımsızlıklarını ilan etti. (Artık nasıl bronzlastıysam cildim bile tam beyazlamadı hala😒))) Kuruması çatır çatır dökülmesi özellikle üç kısımların incelmesi 2 sene önceki paylaşımımda hatırlayan vardır epey uzun saçlarımı kesmiştim. Bu kez kaybedecek bir saçım yok diyerek ihaleye rasta seçeneğini de sundum. Nerden esti bilmiyorum ama, bu kez yeni bir başlangıç isteme sebebim yok kesilecek yanii. Rasta yapıncada kesilecegine göre. Öff 2+2=4 işte ! :))

Rastadan önceki son fotoğraf
Saç uçlarının kayboluş gidişlerini görebilmeniz mümkün:))

Gelelim Rasta yapımına
Krepe tarağı ve 0.5 uçlu tığ suç aletlerimiz. 

Peki bunlarla ne yapıcaz???
Saçların temiz olmasını tavsiye ederim. Temiz ve kuru saçı önce istenilen ölçüde tutamlar halinde ayırıp bebe lastiği ile diplerden bağlayın. 
(Ben tembellik edip bunu sakince yapmadigim için dolaşan saç diplerim yüzünden pişman oldum. 🙈 sonrasında rahatsız edenleri yarım saatte açarak ! Taradıktan sonra aynı işlemi ikiye ve üçe bölerek tekrar yaptım. ! Siz bu hatayı asla yapmayın derim.

Tutamları olabildiğince ideal ölçülerde yapın. Ne çok ince nede çok kalın olsun. Yıkandıkca şişme ve tifsime yapacak zaten.


İşlem sonrası ilk fotoğraf tam olarak oturmamış gevşek ve karışık tutamlar :)
Bu yüzden şunu söylemeliyim ki.
"BIR RASTALININ TARAĞI TIĞDIR" 🤭🤭

toparlanmış ama hala oturmamış rasta.
Yapılan işlem sonrası gelinebilecek en son nokta.

....................
Tutamlara ayırdığınız saçların dibine krepe taragiyla hafifçe krepe atıyoruz. 1.2.3. Şeklinde sayıp bırakabilirsiniz. 
--Her bir rasta saçın boyunu kisaltacagindan birde krepe ile bu durumu arttırmama ya özen  gostermeniz lazım.
... 
Ve saçı iki parmak arasında sıkıştırıp destekleyerek tığlayın. Tutamlar içindeki saçı hafif hafif çekiştirerek dışarı çıkın. Saç sertleşip dolaşama kadar uçlara doğru bu islemi sabırla sürdürmeniz gerekiyor. :)
Basta çok zor gelebilir ama eliniz alıştıkça daha çabuk şekil aldığını fark edeceksiniz. Her tutamın ortalama yapım süresi 15_30 dk arasında değişebiliyor.


Bitmiş ve tamamen kalıplaşmış haliyle merhaba 👍🤗 bana göre saç boyu fazlasıyla kısaldı ve uç kısımlar cansız olduğu için yinede çelimsiz durdu. Önleri daha rahat kullana bilmek açısından serbest bıraktım. Hatta kestim bu şekilde daha  hoş duracağını düşündüm.
 En son yinedeee ! bu saç beni tatmin etmedi açıkcası. Ama bir süre kullanmak durumunda olduğunu düşünüp ne yapabilirime karar vermeden önce kafamda bi ampul belirdi 🙃

Unutmadan !!; kalıp gibi kusursuzca duran rastaların bal mumu sürülerek yapıldığı gerçeği var. Dax gibi düşünün ama yıkanınca çıkmayan. Kafada kalıp sıcak suyla yıkanınca eridiği koku yaptığı söylemleri filan. Bu ihtimaller yüzünden o saç kusursuz durmasa da olur bence :)) 
Her gün  yıkanıp bakım yaptığım saçlarımla misler gibi kokmak varken iki hafta da bir yikayıp pislik pislik insan icine cikamam. Heleki partnerinizin bu yüzden soğuduğunu düşünsenize. Yemin ederim kes dese şu dakika keserim bile! Abartmıyorum. Bütünlük uyumu diye birşey var ama kimsenin kimseyi de ayyy ben böyle mutluyum diyede yaptığına kılıf bulmasını doğru bulmuyorum. 🌹

Bakımı nasıl olur??; minimalis kafası yaşayan ben ne güzel bakım gerekmez taramaya gerek yok krem yag vs gibi akla gelebilecek herşeyden kurtulacağımı sanmıştım. 🤭
Aksine daha fazla şampuan saç kremi yağ hatta daha farklı bakıma mahal oldu. 
Yıkarken biraz zorlayacaksınız. 
Sacta sampuan kalintisi kalmamasi icin, Naylon dus jeli lifine sampuanı sıkıp köpüreterek diplere sıkıp parmak uçlarınızla temizlendiğini hissedene kadar ovalayın. Sonrasında saç uçlarına geçip köpüğün iyice aktığında emin olana kadar iyice durulayın. 
Sprey şişesiyle şampuanı sulandırarak saç diplerine sıkanda varmış mantıklı bulmadım. Zaman kaybı.
En son zaten sert olan rastların kuruduktan sonra iyice sertleşmemesi için uçtan dibe doğru bolca saç kremi kullanmak gerekebilir.
Hatta durulanmayan saç kremi hindistan cevizi yağı kullanmakta faydalı olacak.
Duştan sonra mutlaka en azından dipleri kurutmak çok iyi olur. Çünkü gerçekten kuruması kışın neredeyse imkansız gibi.


 İşte o kafamda beliren Ampul❣❣
Iki sene önce kestigim sacları rastlarıma ek yaptım. Sadece uc taraflarına doğru tıglayarak. 
Evet kestigim saçlarımı hep saklıyorum. 
Çünkü  kaynak gerekebilir.
 Son kestigim saçlarım rastalarima can verdiler.


Veee Tatammm.
Bu seferde böyle. 


Yıllardır ara ara blogda yazıyorum. 
Şu gün şu geldiğim noktaya bazen şaşıyorum. 
Sürünerekte olsa hatalarla birlikte dogrulara dogru inanarak geldim bu günlere 🧿
Ve çok kısa zamanda tekrar anne olarak bu bloğa tekrar yazacağıma da inanıyorum  !!!
 Hatırlayanlar bilir hamileliğimi ilk ögrendigim anda, ilk başlığımı açıp içimi dökmüştüm.
Sonrasını hep merak ettiniz. 
3 yıla yakın aralıksız yazdim, destek verdiniz.
 Çağrı artık 4 yaşında, yanii bebek değil. Ve ben bircesaretle kendi yoluma düştüm. Iyi ki de düştüm. Kendimi tanıdım neler yapabileceğimi gördüm. Insanları gördüm sonra tam manasıyla.
 Birinin baskıları altında yaşadığım kafesimi kırdım en önemlisi. 
Hep değersiz ise yaramaz biriymiş gibi hissettirdiler. Inandim belki, yetmedi basit düşünce kalıplarının altında da ezildim bu yüzden. Inanmak istediklerimle yanıldım.
 Ve şimdi kendimi dinleyerek kararlar verebildigim için güçlü hissediyorum. Dünyanın neresinde olursam olayım ayakta kalabileceğimi biliyorum.
 Çok mutlu olmayı hak ediyorsun dediniz hep, dualar ettiniz. İnandım, çünkü  ben mutlu olmayı beni ben yapan herşeyi hak ediyorum. 
Daha çok yazacağım,
 şimdilik herşey için teşekkürler 💚 
içimden geldi.