Arşivde Neler Var







ANILARIM BOMBOS!
"Bu hayat bana yakışmadı,lütfen baştan alalım..."

Bekledigim Hayat bu degildi... T.Y

.

4 Eylül 2015 Cuma

Öküz demek için çok agır sebeplerim var!


 İnternette dolaşırken "Erkeklerden öküz değiliz mesajı" adı altında karşıma çıkan bu videoyu görür görmez tıkladım. Belli ki espri olsun diye yapılmış ve haliyle komik buldum. Hatta şaşırdığım noktalar da oldu. Şiir yazması beklenen adamlar, romantik olsun diyenler, hepsini geçtim şu mesajlaşma sorunu bence erkekte de kadında da yaptığımız işe ve bulunduğumuz ortama göre farklılık gösteriyor. Misal devamlı yüz yüze görüşemediğimiz sevgiliyle yazışma istediğimiz normalken, her gün birlikte olduğumuz eşle de hiç bir neden yokken akşama kadar yazışıp durmak normal gelmiyor kulağa. Bana göre özellikle ilişkinin ilk yıllarında özlemenin verdiği keyfi başka hiç bir şey vermiyor. Ulaşılmaz gibi oluyor insan daha ne olsun...  Birde hemen hemen hepimizde bir Facebook davası var.  Sinirlenince bile ilk fırsatta resimleri silen, ilişki durumunu değiştiren kişi sağlıklı acaba? Böyle kadınlar da mı var aramızda? Şimdi sen bu adamı seviyor musun? sevmiyor musun? Önce onuda bi sorarım ama dikkat yemeyenin malını yerler. Pişman olursun... Karşıdan gelen gerçekten ağır bir davranış varsa, evet silerim hemde ebedi bir şekilde. Yani tükürdüğünü yalamanın da bir anlamı yok! Örneğin şu sıralar facebookta ilişki durumum yok; eşim beni sildi bense onu engelledim. Peki elimize geçen ney? koca bi hiç. Ama ben sinirlendiysem arkasını bırakmam, oda bırakmaz. Durur mu hiç, önüne gelen karıyı kızı ekleyip beğenmeye başlayınca hoop sayfasını silip eline veririm! O bu duruma haliyle daha bi köpürüp altta kalmak istemeyeceğine göre, yeni sayfa açarak elindeki kozu sonuna kadar kullanacaktır. Bense olayın hemen üzerinden adını ve numarasını aratır ve muhakkak ona tekrar ulaşırım. Ulaştığım yerde o sayfayı da indiririm. Hacker değilim canım,  adamımı tanıyorum. ciğerini bile söker alırım. Karşısına da koca bir Recep İvedik nahı ekledim mi, olur o koca kocaman bir sinir krizi. Bense ancak gülerim. Ama sonuç o bir erkek! Her gün farklı bir kadınla gezer gene beni çıldırtır... çıldırtır.... Bense kadın olarak bunu bir intikam şekli olarak göremediğimden edebimle otururum. Bi noktada evli olduğum için benim cephede durumlar böyle. Tabii boşandıktan sonrada onunki kadar kolay olmayacak benim için bu ilişki meselesi....

  Gelelim benim öküz deme sebeplerime; bir kere hesabını iyi yapan ve rakamları aklında tutabilen bir adam neden koskoca 5 yılda hiç bir özel günü hatırlamaz. Veya hatırlamak istemez. Hatırlasa bile hep alelade bir şekilde geçiştirme çalışır? ilk sevgililer gününde "aşkım sevgili değiliz ki, nişanlıyız" demesi mesela.... Ay komik miydi bu şimdi? Baktın gülmüyorum git bi çiçek al bari. Ardından çıkıp gidince, yani yapar sandım meğerse berbere tıraş olmaya gitmiş de yeni sakal imajıyla "nasıl olmuş aşkım, yakışmış mı?" diyerek çıktı geldi. Vay öküz vay....

 Tamam sevgili değiliz, sırf bunun için nişanlılık yıl dönümü diye bir icat çıkartırdım ama ondan önce ben unuttum bu olayı, çünkü senesi dolar dolmaz evlilik hazırlığına başladık. Birde ondan önce doğum günü diye bir icat var. Benim her defasında lanetlendiğim gün diye anımsadığım o günden bahsediyorum. Çünkü temelde kimse o günü anmamış, hatırlamamış, dahası benim bile önemsemediğimden midir nedir o güne kadar kutlama gereği bile duymamışken. Hayatımın aşkını bulmuşum ya, kim bilir nelerrr nelerrr yapar düşüncesindeyim. Ama o ona da bir kılıf uydurur, "alışma aşkım böyle şeylere, gavur icadı bunlar" demez mi?  İhtiyacım neyse hangi gün olsa alırmış zaten... Şaşırmadım da. Çıkmaya başladığımız ilk aylarda, görüşememek gibi bi durumumuz olmuştu da, sabah ezanıyla arayıp uykumun içine ettiği yetmezmiş gibi birde gayet sakin bir ses tonuyla "doğum günün kutlu olsun aşkım" diyerek kapatmıştı telefonu. Cevap vermeye fırsat bile vermezken, durumu uyandıktan sonra kendime gelince çakozladım. Lan kapıma bi gül bırakıp kaç baride günün anlam ve önemi olsun ama yok! Onda o düşünce ve önemseme yok! Diyorum ki; öküz işte. katışıksız öküz!

  Ben öyle mi yaptım? yıllar yılı boynundan çıkarmadığı resmen aşk yaşadığı o zinciri ilk doğum gününde ne zorluklarla aldım. Kendime istesem alamazdım bir kere!! Ay hiç yüzü kızarmıyor yaa. Kızarır belki dedim ilişkinin başlarında iki sefer çiçek bile aldım. Yine kızarmadı, yine kızarmadı! Anlasana öküz kadınlar arada birde olsa çiçek ister. He o ne yaptı? Yıllar sonra ilişkimizin içine daha rahat edebilmek için yabani ot gibi bir anda baş veren anasına sırf yaranayım diye yalvar yakar "nolurr nolurrr yalandan yalnızca 15 güncük katlan" derken, yol üstünde çiçek almaya girdi. İlk kez ve en istemediğim anda! Lan ben köklü bitkileri severim kaktüs al bari derken tutuşturdu elime kırmızı gülü. "Al buda dikenli" dedi! Evet, çünkü öküz...

  Evet, dediği gibi hiç alışmadım ben o özel günlere... Evliliğimizin ilk yılını bitirdikten sonra bari evlilik yıl dönümümüz olsun isterken... Telefonda, sürprizim var hazırlan geliyorum, göster kendini en güzel şekilde demesiyle ben şok! Sürpriz yok artık! Saçımın maşası, makyajı beyaz bir elbise ve ben hazırım. Napıyoruz? Yemeğe çıkıyoruz aşkım... Dışarıda hiç yemek yemiyorduk sanki, hııı birde her zaman yediğimiz yerde! Öküz işte! 

  Ay utansın dedik her yıl kutladık, zorla biriktirdiğim paralarla ne hediyeler ne pastalar geldi geçti, hiii yemezler bunları diye sırıtmaktan başka bi sonuç alamadığım gibi ne utandı ne değişti. Sonunda ayrıldık şükürde vazgeçtim her şeyden, dün o lanet doğum gününü hiç bir şekilde anımsamadığım için mutlu ve gururluyum... Son olarak beş yıl içinde değil o saçları uçlarından aldırmak, bir kuaför olarak kesmeyip kestirmediği gibi birde  o belimi geçen saçları zor bela bir başıma adam edeceğim diye yıllarca uğraştım. Oysa karşıdan öküzün trene baktığı gibi bakmakla yetindi! Arada yalvar yakar yaptırabilirsem ne ala da, o saçları kafamı çeşmenin altına sokarak dağıttığı günleri de hiç unutmadım. Ama ben her halimle güzelmişim... Ne olsun, öküze karısı inek gözüküyor galiba....