9.12.2016

Minimalist Yaşamım - sizde fazlalıklardan kurtulun

 Merhaba, öncelikle "minimalizm" nedir diye soracak olursanız. Bana göre hayatınızdaki her şeyi daha aza indirgemek derim. İhtiyacın kadar eşya, daha temiz düzenli bir ev, daha enerjik bir yaşam demek. Youtube -da  Melisa Gelis kanalını Melisa'nın Minimalizim üzerine çektiği videoları keşfedince neden bende kendi yaşantımdan biraz bahsetmiyorum ki diye düşündüm.  Minimalizimi keşfetmek benim için şaşırtıcı oldu çünkü birileri tam olarak benden bahsediyor gibiydi. Bir tür akım haline gelmiş bir hayat felsefesi, ve siz buna ayak uydurmayı seçenlerdenseniz, isiniz biraz zor olabilir...

 "Evrene her zaman  olumlu mesajlar yollayın ve evinizdeki kötü enerjiden kurtulun, atın, yenileyin, yenilenin. Ben bir kaç parça şey attım evim sanki hafifledi, genişledi" diyen tanıdıklarım var, işin komik tarafı bana göre zaten atması gerekenleri başkasına vererek rahatladıklarını düşünüyorlar. 

 Küçük bir sır; cimriyseniz hayatınızın sonuna kadar kargaşada yaşamaya devam edeceksiniz :) çünkü sizin hayat felsefeniz de bu...

 İşin özüne inince karakter meselesi mi yoksa, aile içi eğitim mi insanı bu denli düzenli bir hayata sürükleyen, tartışılır ??.  

  Kendimi bildim bileli, elimdeki fazlalıkları birilerine veren, bir süre bir şeylere heves edip biriktirip sonra da sıkılan, (siz bunu yapmayın)  eşyaları değiştiren, hep sadeliğe, daha da çok sadeliğe giden, geniş mekanları seven, (alanınız dar olsa bile! geniş göstermek yine sizin elinizde) sık sık eşyaların yerini değiştiren, aldığımı aldığım yere bırakan. yeni şeyler alınca hemen yerlerine yerleştiren, hatta uzun bir yolculuktan dönünce bile yorgun argın demeden valizleri boşaltan ve tüm bunları yapmazsam uyku tutmayan bir yapım var.

  Ben böyleyim ve oldum olası takıntılı biri olduğumu düşünürdüm ama videoları görünce kendi halime güldüm. çünkü böyle bir hayat tarzımın olması dışarıdan bakınca aslında hiçte rahatsızlık verici değilmiş.

 Karışık mekanlarda bulunduğum anda o ortamı karıştırıp gereksiz gördüğüm her neyse toplayıp atmak, yerlerine düzgün eşyaları güzelce temizleyip yerleştirmek istiyorum ve o en karışık bölge neresiyse oradan gözlerimi zor alıyorum. Ruhum daralıyor ve maalesef  hiç ses etmeyerek o ortamdan uzaklaşıyorum. Eşyaları sırtımda taşıyorum sanki, beni öyle yoruyor. 

  Minimalizim üzerine Melisa üşenmemiş yazmış, oldukça faydalı liste oluşturmuş. Gardırobundan, bilgisayar düzenlemeye, cep telefonu temizliğinden, mutfağa ve evin her bir köşesine, hatta kendinize kadar. Bunlardan en kapsamlısı 90 maddelik minimalizm derlemesi. Video için- okunabilir liste için-  Bu listenin bazılarına gerçekten güldüm, örneğin 32'inci madde de "Kilerinizde tarihi geçmiş her şeyi atın, elden çıkarın" demiş. Daha kötülerini de gördüm! Tüm bunları yapacak vaktim yok demeyin, depolamayın temizleyin... 

 Küçük bir sır daha; pis insanların en büyük temizlik bahanesi "çalışıyorum"dur. Bu nedenle ya yorgun yada hasta olurlar. 365 günün bir günü dahi temizlik yapmaya uygun değildir.


 Evde bulunan her yatak odasında her bir yatağa ait sadece iki ayrı takım nevresim takımı var.
  Sistem şu; fazla olan, uymayan, bozulan vs. hemen elden çıkart. Hala kullanılır gibiyse farklı alanlarda değerlendir veya bir ihtiyaç sahibine ver. böylelikle bizde hiç bir şeyin yedeği fazlalık oluşturan sıkıcı bir görüntü oluşmuyor. 

 Bazen soruyorlar mutfağın nasıl bu kadar sade düzenli görünüyor diye. Basit, plastik gibi zararlı maddelerden oluşan kaplara para verme, ihtiyacın fazlasından alma, tükettikçe al, gıdaların ambalaj ve kavanozlarını gerekmediğini bildiğin halde bir yerde lazım olur belki diyerek depolama. 
 Dondurma ve peynir kaplarını hatta kola şişelerine kadar biriktiren çok fazla  ev hanımı var. Misafir için ayrı bir yemek takımı, çatal bıçak takımı. Bence yanlış' doğru olan misafir için kullandığım her şeyi kendimde kullanabilirim.
  Fazla fazla tencere seti, sırf dış görünüşleri için alınmış kupalar. Evimde sadece 7 adet kupa var, 3 tanesi devamlı askıda, yani fazlalık :) 
3 çift üç ayrı boy Türk kahvesi fincanı bana göre oldukça ideal. Su bardakları da aynı şekilde.. Evin içinden her bir odadan onlarca örnek verebilirim böyle.

 Kıyafetler de yazlık kışlık ayırmıyorum, sadece davet elbiselerini urçlara, gündelik giydiklerimi askıya asıyorum.
 Ayrıca Takı, gözlük atkı şapka gibi aksesuarları da ihtiyaç olduğu kadar bulunduruyorum. 

Teknolojiye hiç güvenmiyorum, bu yüzden anılarımı her iki haftada bir veya yoğunluk oranına göre içerik olarak ayırıp her birini USB alanına depoluyorum. Bilgisayar ve fotoğraf makinesi içinde geçerli bu durum.
Tabii bu demek değil ki şarjlı cihazlara güvenmeyip USB güveniyorum. Yılda bir iki kez en çok sevdiğim fotograflardan ayrı bir bellek oluşturarak fotoğrafçıdan albüm yapmasını istiyorum. Albümlerin yeri benim için gerçekten çok başka. verdiği his elde avuçta tutulur olması, bunu hiç bir teknolojinin yaşatabileceğini düşünmüyorum.
 Özellikle bu konuda asla üşenmeyin, kendiniz ve sevdikleriniz için... Hem diğer yandan rahatlamış olan kasılmayan telefonunuzun keyfini de sürebilirsiniz. Telefonumun ekran görüntüsü göstermek istedim, uygulamalar listem bu kadar. Silinemeyen, kullanmadığım uygulamaları her zaman gizliyorum.
 Gerektiğinde açıp kapatıyorum da bazen. Memnun kalmadığım devamlı kullanmadığım uygulamaları anında siliyorum. Bu yüzden telefonumun ekranı her zaman temiz. Ve son olarak telefonda asla oyun  oynamıyorum. :)

'En Çok Okunanlar